
Siz niye düşünmediniz?
Dün Aydın futbolu için umut verici bir olaya şahitlik etmek üzere davet edildim. Bazıları bizi görmezden gelip davette bulunmasalar da hatrımızı sayıp adam yerine koyanlarda var demek ki çok şükür.
Neyse atar gider yapmayalım en baştan. Zira yaşanan olay dediğim gibi gelecek adına umut verici. Bu olayı kafası kuma gömülü olanlara laf atarak gölgede bırakmayalım.
Aydın doğumlu, milli takım forması giymiş, profesyonel bir futbolcu Ahmet İlhan Özek. O’nu tanıyanlar tanıyor. Ama biz O’nu dün bambaşka özelliği ile de tanımış olduk. Ahmet İlhan Özek Aydın’da doğmuş, futbola burada başlamış ama bu şehirde fazla kalmamış. Belki de Ahmet İlhan Özek’in bu kariyeri edinmesindeki en büyük şansı da bu olabilir. Bak yine konu nerelere gidiyor. Gaza gelmeyeceğim ve bu şehrin kötü talihinden bahsetmeyeceğim. Zira yaşanan olay güzel bir olay.
Efendim bu Aydınlı kardeşimiz bu şehirde fazla kalmasa da bu şehri unutmamış. Demiş ki “ben bugün bu işten ekmek yiyorsam bu şehre borcum var. İlk kez topa değdiğim, ilk kez forma giydiğim, ilk kez sahaya çıktığım bu şehir için bir şey yapayım.” Elinden geldiği gücünün yettiği kadarı ile sezonun başında maddi güçlüklerle boğuşan amatör kulüplere el uzatmış ve 8 kulübe forma ve top bağışlamış.
Belki bu işin içinde olmayanlar için çok küçük görünen bu desteğin maddi olduğu kadar manevi tarafı da var. Dünkü toplantıda forma ve toplarını alan kulüp yöneticilerinin gözlerinde ışıltı vardı. Bu bazı hin fikirlilerin düşündüğü gibi formayı ve topu bedavaya getirdik ışıltısı değil, bu zor zamanlarda birileri tarafından hatırlanmış olmanın ışıltısıydı. İşte bu ışıltı çoğunun kaçarak uzaklaştığı spor camiasında yıllardır emek ve para harcayarak takımlarını yaşatmaya çalışanların anlayabileceği bir ışıltı.
Her sezon öncesi gözü kulağı gelecek küçük desteklerde olan kulüp yöneticileri hatırlanmış olmanın sevinciyle oraya geldiler. Çünkü o formaları bu şehrin çocukları giyecek, o toplarla bu şehrin çocukları oynayacak. Bunun değerini bilmeyenler o insanların oyları ile seçilip oturdukları koltukta para yok diye ağlayarak spora kör bakmaya devam etsinler. Neyse bak konu yine kayıyor bunlardan bahsetmeyeceğim.
O toplantıda kulüp yöneticilerinin gözlerindeki ışıltıyı gölgede bırakan tek bir şey vardı. Bu da kulüplere el uzatan Ahmet İlhan Özek’in gözlerindeki ışıltıydı. Ahmet’in gözleri “ulan bir gaza geldik bir sürü parayı elin adamlarına verdik” diyerek değil, yaptığı desteğin ne kadar yerini bulduğunu anlayarak gururla bakıyordu.
Ahmet İlhan Özek bu şehri ve bu şehrin insanlarını kilometrelerce uzaktan gözlerini kapatarak değil, kalp gözüyle bakarak görmüş bir insan olduğunu gösterdi bizlere. Ahmet’in içindeki mutluluğu dışına yansıtan bakışları, bu şehirde yaşayıp bu şehirden ekmek yiyen ama bu şehre kör bakanlara sorulacak o soruyu getiriyor aklıma.
Ahmet bu şehirde yaşamıyorken bunu düşündü de siz niye düşünmediniz, ne zaman düşüneceksiniz?



